Monthly Archives: Haziran 2015

BOZCAADA DOĞA BULUŞMASI VAR, GELSENE

Standard

Mavinin tonundan tonuna açılan koyları, uzak denizlerin kokusunu taşıyan rüzgarları,
şaraba yatan üzüm bağları, adanın ruhunu yansıtan  sokakları, rengarenk çiçeklerin
tuttuğu köşe başları, Rum – Türk lezzetlerinin iç içe geçtiği sofraları,  insanlarla dost
kargaları ve her gidenin farklı bir hikayeyle, yeniden dönmek niyetiyle ayrıldığı Bozcaada,
doğasında buluşmaya çağırıyor bir kez daha. 2. Bozcaada Buluşması, 4 – 5 Temmuz’da.

adaa

Bozcaada Forum öncülüğünde organize edilen doğa buluşması, doğal sit alanı koyların ve üzüm bağlarının yapılaşmasının önünü açacak projelere karşı direniş mesajı verirken katılımcıları adanın el değmemiş
güzelliklerine doğru keşfe çıkaracak.

2. Bozcaada Doğa Buluşması etkinlikleri, 4 Temmuz Cumartesi günü çevre temizliği ile başlayacak.
Adada buluşan doğa savunucuları sokaklarda çöp toplayarak gezerken profesyonel dalgıçlar da denize
dalıp limanda temizlik yapacak. Güneş batarken, adanın dört bir yanını gören ve eğer imara açılırsa
ruhunun nasıl yok olacağını gösteren Bozcaada’nın en yüksek tepesi Göztepe’ye tırmanılacak.

l6_10152554843356585_42200893_n

Ada’da güneş denize karışınca Cumhuriyet Meydanı’nda müzik başlayacak. Balkanlar’dan Hindistan’a rock, blues, funk pop müziği kendi tarzlarıyla birleştiren Velvele müzik grubu ile dokuz kadının farklı dilleri, kültürleri yorumlamak, dil, din, ırk, cinsiye farkına karşı çok sesli barış şarkıları söylemek üzere Çanakkale’den yola çıktığı Dina Etnik Ensemble sahnede olacak.

Bozcaada’da çevre forumu

5 Temmuz Pazar günü Zübeyde Hanım Bahçesi’nde kurulacak serbest kürsüde Çanakkale’den Alakır’a, Kaz Dağları’ndan Kuzey Ormanları’na, Artvin’den Yırca’ya doğayı talan eden projeler ve buna karşı duranların çevre mücadelesi konuşulacak. İda Dayanışma Derneği adına Hicri Nalbant Çanakkale ve köylerindeki altın madeni ve termik santral mücadelesini, köylülerin dayanışmasıyla büyüyen direnişle birlikte yürüyen hukuk mücadelesini anlatacak. Alaska’da yaşayan yazar Özgür Keşaplı Didrickson ise oradaki doğal yaşam ve deneyimledikleri üzerine bir sunum yapacak.

Ada’dan Anakara’ya “Yalnız değilsiniz.”

Bozcaada Forum adına konuşan Fırat Tunabay, “Bu sene ikincisini düzenlediğimiz Bozcaada Doğa Buluşması’nda çevre mücadelesi veren tüm doğasever dostlarımızı yanımızda görmek bizi çok mutlu edecek. Bu birliktelik hepimize güç verecek. Buluşmanın etkinlikleriyle hem adanın güzelliklerini birlikte yaşayacağız, yapılan planların neyi yok edeceğini göreceğiz, hem de adadaki ve Çanakkale’deki çevre mücadelesini büyüteceğiz. Çadırlarını alıp gelenler Sulubahçe kamp alanında uygun fiyata çadırlarını kurabilecekler. 2. Bozcaada Doğa Buluşması’nda Çanakkale’de ve Kazdağları’nda termik santrallere, altın madenciliğine, sanayileşmeye, Gelibolu – Lapseki arasında planlanan köprüye, kıyıları, ormanları, dağları talan edecek, Bozcaada ve Gökçeada’yı imara açacak projelere karşı yeniden bir dayanışma kurulacak, ortak bir ses çıkacak. Ülkenin farklı yerlerinde dereleri, ormanları, zeytin ağaçları için mücadele eden dostlarımıza da selam gönderilerek yalnız değilsiniz mesajı verilecek” dedi.

 afiş

Reklamlar

Ekolojik Belgesel Festivali İçin Son Başvuru 30 Haziran

Standard
Ekolojik Belgesel Festivali İçin Son Başvuru 30 Haziran

Bu yıl 22 – 25 Ekim tarihleri arasında ikincisi düzenlenecek olan BIFED – Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’ne film başvuruları başladı. Daimi teması ekoloji olan, bu alandaki sanatsal üretimleri desteklemek, ödüllendirmek, adanın ve yörenin ekolojik sorunlarıyla ilgili bilim insanlarını, sanatçıları ve yerel üreticileri bir araya getirmek amacıyla geçen yıl oluşan BIFED, bu yıl da farklı ülkelerden geniş katılımla gerçekleşecek. Fotoğraf sergileri, atölyeler, üzüm ve bağcılık üzerine panellerle desteklenecek, belgesel izleyicisiyle ekoloji hikayelerini Ada’da bir                                          araya getirecek olan festivalin ödülleri geçen yıl olduğu gibi bu yıl da üç ayrı ödül olarak verilecek.

İlk üçe giren filme toplam 15 bin ödül

Film gösterimi ve yarışmadan oluşan festivalin yarışma bölümünün teması insan, doğa ve yaşam. Finale kalan filmler Fethi Kayaalp Büyük Ödülü için yarışacak. Geçen yılki festivalin birincisi, yönetmen Rüya Arzu Köksal’ın “Bir Avuç Cesur İnsan” adlı belgeseli olmuştu. Bu yıl Fethi Kayaalp Büyük Ödülü 7.000 TL, ikincilik ödülü 5.000 TL, üçüncülük ödülü ise 3.000 TL olarak belirlendi.

bifed

Festivale başkanlık yapan Bozcaada Belediye Başkanı Dr. Hakan Can Yılmaz, “Ülkemizde ekoloji konusunda ciddi ve bağımsız bir platform yaratılmasına öncülük etmek amacıyla başlattığımız BIFED’e geçen yıl 170 film başvurusu yapıldı. 33 ülkeden başvuru yapan bu filmler arasında daha önce IDFA, Berlinale, Marsilya FF, Vienale, St Petersburg, Sundance gibi dünyanın birçok önemli festivalinde finale kalan veya ödül alan filmler vardı. Bu filmleri festivalin ilk yılında toplam nüfusu 1500 olan Bozcaada’da 2500 kişi izledi. Bu yıl bu sayının daha da artacağını düşünüyorum. Anke Atamer Çocuk Filmleri bölümü bu kez daha zengin olacak, festivale çocuklar da davetli.” dedi.

Daimi tema, “ekoloji”

Festival Yönetmenliğini geçen yıl olduğu gibi Petra Holzer’in, koordinatörlüğünü yönetmen Ethem Özgüven’in üstlendiği “BIFED Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali için son başvuru tarihi 30 Haziran Salı. Festivalin ilk yıl gördüğü ilginin mutluluğuyla ikinci yıla hazırlanmaya başladıklarını belirten Petra Holzer: “Festival ilk yıl olduğu gibi “ekoloji” kelimesini insanın, sorunların ve çözümlerin olduğu tüm coğrafyalarda kavramlaştırıyor; iş cinayetlerinden, hayvan haklarına, güvenli gıdadan kitle turizminin yıkımlarına, kentsel dönüşüme kadar en geniş anlamda belgesel formundaki tüm yapıtlara açık” dedi.

2011 yılından sonra yapılan ve konusunu çevre sorunlarından alan belgesellerin kabul edildiği ve filmler için uzunluk sınırlamasının olmadığı festivalin koşulları, yarışma ile ilgili merak edilen detaylar ve başvurular için BIFED resmi sitesi adresi http://www.bifed.org

Kaz Dağları Kadınları, “Çırpılar’da termik santrale geçit yok”

Standard

Çırpılar Termik Santrali ÇED Halkın Katılımı Toplantısı, köylü kadınların protestoları arasında yapıldı. Çanakkale’nin Yenice ilçesine bağlı Çırpılar köyünde termik santral kurmak isteyen Taşzemin İnşaat Madencilik şirketi adına yetkililerin projeye dair teknik bilgiler verdiği esnada köy meydanında toplanan kadınlar, “Termik santral istemiyoruz, termikçi şirket masal anlatma, hayat parayla satılamaz” sloganları attı.

çeşme

Üzerinde “Dereme, havama, toprağıma dokunma, termiğe karşı kadın dayanışması, termik santralinize verecek suyumuz yok, kanser olmak istemiyoruz.” yazılı pankartlar taşıyan kadınlar, şirketin köylerini ve Kaz Dağları’nı terk etmesini istedi. Toplantı boyunca köy meydanından ayrılmayan kadınlara, diğer köylülerden ve çevrecilerden de kahvehaneden yükselen alkış sesleriyle destek geldi.

çırpılar protesto

Jandarmanın güvenlik önlemleri altında gerçekleşen ÇED toplantısında sesler zaman zaman yükseldi. Toplantıya katılan köylüler, termik santralin temiz havalarına, tarım ve hayvancılık yaptıkları topraklara, sağlıklarına ve Kaz Dağları’na vereceği zararlar konusundaki endişelerini, merak ettiklerini dile getirdi. “Çırpılar Termik Santrali, Kül Depolama Sahası, İR:60 Ruhsat Numaralı Kömür Saha , Kireçtaşı Ocağı ile Kırma Eleme Tesisi” projesi hakkında sunum yapan SNG Madencilik yetkilisi Sertaç Nuri Gücüyener’in, “Yeraltı zenginliklerimizi paylaşmalıyız.” sözü üzerine çobanlık yapan bir köylü, “Biz zenginliklerimizi zaten paylaşıyoruz. Ovalarımızda yetiştirdiğimiz kapya biberini dünyaya ihraç ediyoruz. Termik santral yapılır, külleri toprağımıza, suyumuza savrulursa biz kapya biberi nereye ekeriz? diye sordu.
kahve

Yenice’nin kapya biber yetiştiriciliğinin merkezi gibi olan verimli topraklarında açık ocak işletmeciliğiyle yirmi beş yılda 65 milyon ton kömür çıkarmayı, 200 Megawatt gücünde termik santral kurup oluşacak milyonlarca ton külü Kazdağları’nın kuzey yamaçlarında depolamayı planlayan şirket, santralin soğutma suyu olarak Gönen Barajı’na dökülen derelerdeki suyu kullanmayı, bu su yetmezse yeni kuyular açmayı istiyor. Çanakkale Yenice’nin Çırpılar, Kovancı, Boynanlar, Suuçtu ve Öğmen köylerinin arasındaki alanda yapılmak istenen termik santralin, bölgedeki hakim rüzgarlarla birlikte Agonya Vadisi’ni, Çanakkale’yi, Balıkesir’i ve Edremit Körfezi’ndeki zeytinlikleri de etkisi altına alacağı düşünülüyor. Yıllardır altın madenciliğine karşı direnen Kaz Dağları’nı şimdi de termik santral tehdit ediyor.

çırpılar çocuk

Proje ile ilgili sayısal verilen aktarıldığı, köylülere iş ve çevrenin zarar görmemesi için alınacak önlemlerin güvencesini vermeye çalışan sunumun ardından toplantıya katılan yöre halkı ve yaşam savunucuları santrale itirazlarını dile getirdi. İda Dayanışma Derneği ve Çanakkale Çevre Platformu adına konuşan Hicri Nalbant, “Biz buraya ÇED toplantınızı ciddiye aldığımız için değil, tarihe not düşmek için geldik. Bu bölgeye kurulacak bir termik santral elli kilometre yarıçapında bir alanı etkileyecek. Sağlığınız ve bu tertemiz havanız bozulacak. Köyde yaşayanlara tavsiyem, 18 Mart Çan Termik Santrali’nin olduğu Yayaköy’e gitsinler ve köylülerle konuşarak asmaların, ceviz ağaçlarının nasıl kuruduğunu, köydeki hastalıkları dinlesinler. Çan’ın tarım alanlarına asit yağıyor, küllerin etkisi Bayramiç’ten Ezine’ye kadar ulaşıyor. Termik santrallerin hiç biri temiz değil, her biri doğayı kirletiyor, bizi hasta ediyor. Çanakkale’de kurulmak istenen termik santrallerin toplam kurulu gücü 17 bin Megawatt. Çanakkale Türkiye’nin kalorifer kazanı mı?
Burada yaşayan çocukların, insanların hiç değeri yok mu? Bu kadar santrale hangi vicdan sahibi izin veriyor? ” dedi.

Hicri nalbant

Termik santralin, kömür ocağının ve kül depolama alanının yapılmak istendiği köylerde yaşayan gençlerin projeye karşı oldukları, ancak işsizlik ve oldukça verimli topraklara sahip olmalarına rağmen tarımdan yeterince para kazanamadıkları gerekçesiyle yeni iş sahalarına ihtiyaç duyduklarını konuştukları gözlendi. Projenin 900 kişiye iş sağlayacağının ifade edilmesi üzerine söz alan Kalkım köyünde yaşayan Hatice Barış, konuşmasıyla herkesi etkiledi. Hatice Barış, “Köylüler, çocuklarının rızkı için çıkış yolunu termik santralde arıyor. Burada içilecek su, yenilecek bir şey kalmadığında, üstümüze kül yağdığında ve kanser olduğumuzda ne yapacaklar? Santralden kazanacakları maaşla çocuklarını yurt dışına mı gönderecekler? Bir aksilik olursa yaptırım uygularız, termik santrali hemen kapatırız diyorlar. Bakın diğer santrallere, hiç kapatılan var mı? Santral kurulursa hiç bir yere gitmez. Bunların hepsi vaat.” dedi.

hatice

Köy kahvehanesinde ÇED toplantısı yapılırken dışarıda şirketi protesto eden köylü kadınlar endişelerini ve termik santrali neden istemediklerini dile getirirken öfkeliydi. Hepsi de hastalanmaktan  endişe ettiğini, köylerinin doğası, temiz havası ve büyükbaş hayvanlarıyla mutlu olduklarını söyledi.  Bölgedeki kömür madeni ocaklarından çıkarılan kömürleri yığacakları için yıllar önce babasının on beş dönümlük arazisini kaybettiklerini anlatan 75 yaşındaki Mürvet Erdal, “Biz o günleri gördük, gençler daha görmediler. Şirket tarlaları alıncaya, buralara yerleşinceye kadar size iş vereceğiz diye kandıracak. Biz ekmeğimizi arkamızda çocuk, önümüzde torba, emekle kazandık. Şimdikiler oturdukları yerden beş kuruşa çalışmak için köylerinden vazgeçiyorlar. Yıllar önce sondaj yapmışlardı da çeşmelerimiz kurumuştu. Kuşlar bile içecek su bulamamıştı. Şimdi yine geldiler, içeride masal anlatıyorlar. Asla güvenmiyorum.”dedi.

mürvet

64 yaşındaki Ayşe Karabulut, “Termik santral istemiyorum. Köyümüz kirlenmesin, tarlalarımız elimizden gitmesin. Eşimin ciğerleri zaten hasta, onun ölmesini istemiyorum.” dedi. Jandarmadan çekindikleri için köy meydanına gelemeyen köylü kadınlarsa toplantıyı ve termik santral protestosunu uzaktan izledi. Havva Erdal, “Çan’da zaten termik santral var, onun külü dumanı burayı da etkiliyor, ağaçlarımız meyve vermiyor. Kirli hava istemiyoruz, hayvanlarımız ölürse biz ne yaparız? Nereye gideriz bu yaştan sonra?” derken, Emine Dudukaçar, “Biz köyümüzün güzelliklerini yaşadık. Çocuklarımız da gün görsün, köylerinde rahat rahat oynayarak büyüsün. Ben astım hastasıyım. Susuz yaşanır mı, peki ya kirli havada? Santral olursa hastalıklar çoğalacak. Hayat gidince biz parayı ne yapalım? Mis gibi havamızı neden bırakalım? Şimdiye kadar santrale muhtaç olmadan yaşadık. Toprak bize yeter. Termik santral istemiyoruz.” diye konuştu.

yakın kadın

Yöre halkının ve yaşam savunucularının itirazları, köydeki gençlerin iş bulma sıkıntısı ve Çırpılar kadınlarının protestolarıyla geçen Çırpılar Termik Santrali ÇED toplantısı sorunsuz sonlandı. Yıllardır Çanakkale’de ve Kaz Dazdağları’nda verilen çevre mücadelesinde gönüllü emek veren Hicri Nalbant, “Toplantıdan önce termik santralle ilgili köylüleri bilgilendirmek üzere köye geldiğimizde gördük ki işsiz gençler iş vaadiyle yönlendirilmişler. ÇED toplantısında santralle ilgili endişelerimizi dile getirdik. Gördük ki o gençler de Çırpılar ve çevredeki köyler de termik santrale karşılar ancak işsiz oldukları için bazıları bir noktada mecbur hissediyorlar. Dünyanın en kaliteli kapya biberinin yetiştiği bölge burası ancak tarımdaki bunalım onlara da işsizlik olarak yansıyor. Bu kadar olumsuz görüş bildirilmesine ve köylülerin itirazlarını dile getirmelerine rağmen ÇED olumlu kararı çıkacaktır. Biz de o kararı bekleyip ÇED iptal davası açacağız. Şimdiye kadar açtığımız tüm davaları kazandık, dava açılmadık tek bir termik santral, altın madeni projesi bırakmadık. Neredeyse tamamını kazandık. İnanıyorum ki bunu da bunu da kazanacağız.” dedi.

kahbe çnü

Hicri Nalbant, Çanakkale’yi bir termik santral ve sanayi şehri olarak gösteren Balıkesir – Çanakkale 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planıyla artan santral başvurularını ve şehirde izlenen mücadeleyi de değerlendirdi.

“Hakim rüzgarın poyraz olduğu bir bölgede, Kaz Dağları’nın kuzeyine, Karabiga’ya çok sayıda termik santral kurmak demek Kaz Dağları’nı katletmektir. Yenice termik santrali projesiyle de Kaz Dağları’nda santralden etkilenmedik alan bırakmamış olacaklar. Mevcut ve planlanan termik santrallerin kapsadığı alanı tüm Çanakkale’yi ve Kaz Dağlarını kapladı.. Son olarak Çan Yayaköy’de Çan-2 Termik Santrali’ni kurabilmek için toprak koruma kurulunun olumsuz görüş bildirmesine rağmen ÇED olumlu kararı aldılar. Bu bir skandal. Bunun için de dava açtık. Şu an sonuçlanmasını beklediğimiz dokuz dava var. Çırpılar için de yargıya başvuracağız. O termik santrali yaptırmayacağız.”

kadınn