Monthly Archives: Şubat 2015

Köylüler Çanakkale’de Maden Avına Çıkan Kanadalı Madencilere Karşı

Standard

Kanadalı Teck Madencilik Firması, Çanakkale’nin Ezine ilçesi Üsküfçü Köyü mevkiinde yarma açma yöntemiyle maden arayacak. Çanakkale Valiliği’nin uygun bulduğu maden arama projesinin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın arama ruhsatı verdiği alanda 12 yarma açılacak, verimli tarım toprakları kazı yöntemiyle kaldırılacak. Çevre Düzeni Planı’nda orman, ağaçlandırılacak alan, tarım arazisi ve mera olarak gözüken 600 hektar büyüklüğündeki ruhsat sahasında yer alan yarma hattı alanlarında fıstıkçamı ve meşe ağaçları var.

Untitled

Yenice’de feldispat çıkaracak, Ezine’de toprağı yaracak

Türkiye’de 20 yıldır faaliyet gösteren, merkezi Kanada’da bulunan Teck Madencilik firması; Çanakkale’nin ormanlarından, dağlarından, tarım arazilerinden, suyundan elini çekmiyor. Şirket son olarak bir ay önce Yenice’nin Çakıroba köyü mevkiinde cam, seramik ve boya sanayinde kullanılan feldispat aramak için başvuru yapmış; Çanakkale Valiliği feldispat maden ocağı projesi için “ÇED gerekli değildir” kararı vermişti. Çevresel Etki Değerlendirmesi gereksiz bulunan, orman ve tarım arazilerinin üzerinde yer alan feldispat maden ocağı; Gönen Ovasını sulayan, Bandırma’ya içme suyu sağlayan Gönen Barajına 8 km uzaklıkta. Ayrıca şirketin feldispat çıkarmak istediği bölgede 22 kuş türü yaşıyor ve bazılarının nesli tükenme tehlikesi altında. Yüzlerce ağacın kesileceği, toprağın kazılacağı, doğal yaşamı tehdit eden proje için çevrecilerin dava açtığı şirket şimdi de  Ezine’de ortaya çıktı.

Teck Madencilik AŞ’nin Çanakkale’nin Ezine ilçesi Üsküfçü Köyü mevkiinde yarma açmak suretiyle maden aramak istediği proje için hazırladığı dosyada yer alan bilgilere göre ruhsat sahası; Ezine merkeze kuş uçuşu 3,2 km, Üsküfçü köyüne ise 600 metre uzaklıkta yer alıyor. Toplamda yaklaşık 1,6 km uzunluğunda 12 adet yarmanın açılacağı ruhsat sahasında 7 numaralı yarmayla bir ev arasında sadece 5o metre var. Eni ve derinliği 2 metre, boyu 54 metre ve 239 metre arasında değişecek yarmaların her birinden 216 m3 ile 956 m3 arasında toprak alınacak. Yarma çalışmalarıyla elde edilen toprak numuneleri laboratuvarda incelenecek, bölgede maden olup olmadığı, dağılımı tespit edilecek. Dosyada belirtildiğine göre; gerekirse projedekilerden farklı noktalarda da yarmalar açılabilecek.

Untitled2

Maden bulunursa sıra çıkarmada

Proje kapsamında çalışmalar başlamadan önce; yarma yapılacak alanda bulunan ortalama 0,25 metre kalınlığında tarıma elverişli nebati toprak kaldırılacak. Arazinin hazırlanması aşamasında, nebati toprağın sıyrılma, boşaltma ve geçici olarak depolanma işlemleri sırasında yoğun toz emisyonları ve gürültü oluşacak. Faaliyetin gerçekleştirileceği yarma alanları içinde çok sayıda fıstıkçamı ve meşe ağacı var. Tarımsal sulama amaçlı kullanılan Akçin Deresi proje alanının 930 metre doğusunda yer alırken Geyikli Gölet’i  8 km batısında kalıyor. Yarma çalışmalarının tamamlanmasından sonra madenin kalitesi, kalınlığı, ruhsat sahası içinde dağılımı tespit edilecek ve şirket bu kez tespit ettiği madenin çıkarılması ve işletilmesi için kolları sıvayacak. Şirket bu kez madeni çıkarmak için başvuruda bulunacak.

Köy 2000 yıldır orada

Geçimi tarım ve hayvancılığa dayanan Üsküfçü’de köylüler ne topraklarının yarılmasını istiyor ne  de maden çıkarılmasını. 85 nüfuslu köy yüzlerce yıldır yaşadığı, ekip biçtiği, karnını ve hayvanlarını doyurduğu topraklarını, temiz havasını madencilere bırakmak istemiyor. İki bin yıla uzanan geçmişlerinden izler taşıyan, çeşitli dönemlere ait arkeolojik kalıntıların yer aldığı topraklarının talan edilmesine karşı çıkıyor. Şirketin hazırladığı dosyada ruhsat sahasına en yakın kalıntıların, yarmaların açılacağı bölgeye 200 metre mesafede 1. Derece Arkeolojik Sit Alanında olduğu ifade ediliyor.

Köylülerden imza yok

1/5000 ölçekli Çevre Düzeni Planında orman, ağaçlandırılacak alan ve tarım arazisi olarak gözüken alanda yarma hatları orman ve şahıs parselleri üzerinde yer alıyor. Şirket tarafından hazırlanan dosyaya göre bölgede maden olup olmadığını tespit etmek için  çalışmaya başlamadan önce orman arazilerini yarmak için Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü’nden izin alınacak. Şahıs arazileri içinse arsa sahipleri ile muvaffakname imzalanacak. Üsküfçü köyü muhtarı Ahmet Benli şimdiye kadar kimsenin muvaffakatname imzalamadığını ve imzalamayacağını söyledi;
“Köyde kimse madene razı olmaz, ben de köyümün arkasındayım. 60 yıldır bu köyde yaşıyorum, topraklarımızın yarılmasını, doğamızın bozulmasını istemiyorum. Biz madene karşıyız, diğer köylerde olduğu gibi kadın erkek birlikte direnmeye, madencilerin karşısına dikilmeye hazırız.” dedi.

Direniş öyküleri güç veriyor

Biga Yarımadasından Kazdağlarına, dağlardan kıyılara, su kaynaklarından adalara dört koldan Çanakkale’nin yaşam alanlarına yapılmak istenen doğa talanına karşı köylülerin başlattığı direniş rüzgarı dalga dalga yayılıyor. Kadın, erkek, genç, yaşlı birlikte yazılan direniş ve başarı hikayeleri; maden şirketleriyle ilk kez karşılaşan köylülere yol haritası oluyor, dayanışmanın gücünü hatırlatıyor. Üsküfçü köylüleri de Kazdağları ve Karadağ’ın çevresindeki köylüler gibi madene karşı dimdik ve birlikte durarak; yüzlerce yıldır yaşadıkları toprakları madencilere bırakmayacaklarını herkese duyurmaya hazırlanıyor.

Reklamlar

Madeni “dondurana” kadar direnmeye devam

Standard

Yüzlerce köylünün tek yürek olup altın madencilerinin karşısına dikildiği Dondurma köyündeki eylemin yankıları dalga dalga büyüyor. Köylerinde maden işletmeyi planlayan Koza Altın’a ÇED toplantısı yaptırmayan köylüler, maden istemediklerini haykıran sesleriyle; Çanakkale’nin Kazdağları’ndan Bozcaada’ya, Karabiga’ya kadar uzanan doğa talanına dur diyen çığlığına güç katıyor.

10958741_10153059099191585_618422933_n

Çanakkale’nin Çan ilçesi Dondurma köyünde Koza Altın İşletmeleri AŞ’nin altın, gümüş, kurşun madeni projesi ÇED halkın katılımı toplantısına davullu zurnalı protestolarıyla damga vuran, toplantıyı iptal ettirene kadar da vazgeçmeyerek kararlı duran  yüzlerce köylünün dayanışması; köylerdeki çevre bilinciyle birlikte umudu da arttırdı.

ş10984037_437817309714080_5604495502738255186_n

Karadağ’ın eteklerinde altın aramak isteyen şirketlere karşı aylar önce Karadağ köylülerinin  başlattığı “eğlenerek eylem” geleneği; Dondurma’ya ve çevre köylere de sıçradı.  Karadağlıların Esan Eczacıbaşı AŞ’ye köyü terk ettirdikleri gibi; Dondurma köylüleri de diğer köylerin desteği ve kadınların en önde olduğu eylemleriyle Koza’ya ÇED toplantısı yaptırmadı.

ll1499534_437821329713678_4910213296298363895_n

Maden şirketi çalışanlarını köyden elleri boş gönderen, köyü madencilere dar eden köylüler, zaferlerini köy meydanında davul zurna eşliğinde oynayarak kutlamıştı. Dayanışmaları ve madencilere karşı birleşmeleriyle herkese örnek olan köylüler şimdilik rahat bir nefes aldı, ancak temkini de elden bırakmadı.

Kadın dayanışması büyüyor

Altın madencilerinin köylerine dayanmasıyla yılladır sakin bir yaşam sürdürdükleri köy meydanını birden direniş ve şenlik alanına çeviren köylüler; ÇED toplantısı gününün ardından bir kez daha kutlama için toplandı. Çanakkale Çevre Platformu’nun sürecin başından beri yalnız bırakmadığı köy halkı; ÇED toplantısı başarılarını platform üyeleriyle birlikte, bulgur pilavı ve tatlı eşliğinde kutladı.

dondurma kahve

Kahvehane değil düğün evi

Kadınlar yaptıkları pilavı, haftalar önce Çanakkale Çevre Platformu’nun bilgilendirme toplantısı için bir araya gelerek birlikte direnme kararı aldıkları, madene karşı dayanışmalarının başladığı kahvehanede dağıttı. Yaşlısı genci 60’dan fazla kadın ve çocuklarla bu kez düğün evine dönen kahvehanedeki buluşma; kadın dayanışmasını taçlandırdı. Şimdiye kadar neyi başardıklarını ve bundan sonra ne yapacaklarını konuşmak, onları daha da yakınlaştırdı.

dd62333_n

Çevre Platformu yanlarında

Çanakkale Çevre Platformu adına konuşan İl Genel Meclisi Üyesi, Ziraat Mühendisi Hicri Nalbant; köylülerin başarısındaki en büyük payın kadınlara ait olduğunu belirterek; “Siz olmasaydınız başaramazdık. Dik duruşunuz, kararlığınız, birlikte hareket etmeniz ve dayanışmanız diğer köylere de örnek oldu, herkese umut verdi. Bundan sonra da bu duruşu devam ettireceğinize, sizi bölmelerine ve kandırmalarına izin vermeyeceğinize eminiz. Çanakkale’nin köyleri altın madencilerine geçit vermiyor. Çanakkale Çevre Platformu olarak her zaman yanınızdayız. Bakanlıktan ÇED olumlu kararı çıkarsa, dava açacağız. Sonuna kadar sürecin takipçisi olacağız.” dedi.

10872352_10153080832141585_1217645474_n

Madene karşı yaşamı savunmaya devam

Köyde her şey normale döndü gibi ama aslında bir o kadar da değişti. Köylülerin anlattıklarına göre kimse durduramaz artık  altın madeni direnişini. Maden şirketleri Karadağ’ı, köylerini, su havzalarını, ormanları, Kazdağları’nı rahat bırakıncaya kadar birlikte duyurmaya devam edecekler maden istemediklerini. Köyün kadınları o gün birlikte neyi başardıklarının farkında ama tedirginlikleri devam ediyor hala; madeni tamamen “dondurana” kadar  devam edecekler köylerini savunmaya… d10965884_10153080833566585_355472724_n

Köylülerin maden şirketi çalışanlarını köy kahvehanesinden çıkarmaya çalıştığı sırada, sobadan yayılan dumandan duvarları is olan köy kahvehanesi de boyandı. İzler kapandı ama köylülerin gözü kulağı köyün girişinde; maden şirketinden geldiğini tahmin ettikleri kim varsa bakmıyorlar bile yüzlerine. Birlikteliklerinden ve yüzlerce yıla dayanan geçmişlerinden aldıkları güçle; şirketin elini eteğini çektiğini duyuncaya dek devam edecekler var güçleriyle hayır demeye madene…

10962032_10153080812456585_2146975629_n

DAĞLARIN DAYANIŞMA RÜZGARI DENİZE İNDİ

Standard

Yemyeşil kıyılarında ve dağlarında birbiri ardına ortaya çıkan altın madeni, kömürlü termik santral ve kirli sanayi projelerine karşı büyük bir mücadele veren Çanakkale’de doğa talanı bu kez Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali olarak baş gösterdi.

Borusan Ezine Elektrik Üretim San. ve Ticaret AŞ; Kumburun köyünde denize 10 metre mesafede, 600 Megawatt mekanik kurulu gücünde Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali yapmak istedi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, projenin ÇED sürecini durdurma kararı verdi. Projenin 5 Şubat perşembe günü yapılacağı duyurulan ÇED halkın katılımı toplantısı iptal edildi.

10959608_10153072908301585_3225543726183496717_n

Çanakkale Çan ilçesindeki Karadağ’ın eteklerinde altın aramak isteyen şirketlere karşı birleşerek büyük bir doğa direnişi başlatan; geçtiğimiz hafta davullu zurnalı eylemleriyle Koza Altın’a ÇED toplantısı yaptırmayan köylülerin zaferi hala konuşulurken, tehlike sinyali bu kez deniz kıyısından; Ezine’nin Kumburun köyünden yükseldi. Borusan Ezine Elektrik AŞ; Kumburun köyünde işletmeyi planladığı doğalgaz kombine çevrim santralinin proje alanı olarak; 1/100 bin ölçekli Balıkesir Çanakkale Çevre Düzeni Planında ‘ağaçlandırılacak alan ve tarım alanı’ olarak gösterilen 22 hektar büyüklüğünde bir alan belirledi. Ege Denizi’nin hemen kıyısında kurulmak ve doğalgazdan elektrik enerjisi üretilmek istenen, gerekirse kömür de kullanılacak santralde, soğutma sistemi olarak deniz suyunun kullanılacak olması; deniz ekosistemi, turizm ve balıkçılık faaliyetleri açısından da büyük bir tehditti.

ezine

Kumburun köylüleri bölgede kurulması planlanan doğalgaz kombine çevrim santralinin sağlıkları kadar hayvanları ve zeytin ağaçları için de tehlike yaratmasına tepkiliydi. Proje sahası olarak belirlenen alanda çok sayıda zeytin ağacı bulunuyor. Köy geçimini zeytincilikten sağlıyor. Projenin hayata geçmesi halinde açığa çıkacak zehirli gazların zeytin ağaçlarına, Ayvacık ve Ezine’ye etkisi olacağı kadar, Çanakkale’nin meşhur rüzgarıyla Kumburnu’nun karşısında yer alan Bozcaada’ya kadar ulaşacak olmasından dolayı ada da endişeliydi.

Kumburun ve çevresindeki köyler; 5 şubat perşembe günü yapılacağı duyurulan doğalgaz kombine çevrim santrali ÇED halkın katılımı toplantısını “yaptırmamaya”, Çan’ın Dondurma ve Karadağ köylerinde olduğu gibi şirketi davullu zurnalı protesto etmeye hazırlanıyordu ki; ÇED toplantısı iptal edildi.

Çanakkale Valiliği’nin 2013 yılında; Borusan Ezine Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali projesinin kurulması ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne olumsuz görüş bildirdiği; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın da bu karara istinaden, ÇED yönetmeliği gereği projenin ÇED sürecini durdurduğu öğrenildi.

10942816_10153067754081585_317401819_n

Kumburun köyü için tehlike şimdilik geçti; ancak köylüler temkinli… Çanakkale Çevre Platformu projeyi öğrenir öğrenmez Kumburun köyüne gitti, köylülere bilgilendirme toplantısı düzenledi. Toplantıya katılım oldukça yüksekti. 150 haneli Kumburun köyünün muhtarı Mehmet Sert; köyün enerji santrallerine karşı olduğunu; sağlıklı yaşam haklarını şirketlere karşı hep birlikte savunacaklarını, ÇED toplantısı için köye gelmeleri halinde; Dondurma’da olduğu gibi santral istemediklerini davulla zurnayla herkese duyuracaklarını söyledi. Geçimini zeytincilik ve hayvancılıkla sağlayan köylülerden; “Kimseye bu kahvehanede ÇED toplantısı yaptırmayız, gerekirse kapıları kapatır, içeri almayız. Ağaçlarımızı kesmelerine, havamızı kirletmelerine, bizi kanser etmelerine izin vermeyiz.” sesleri yükseldi.

10954717_10153067742751585_1310679561_n

Çanakkale Çevre Platformu eski dönem sözcüsü, İl Genel Meclisi Üyesi Hicri Nalbant; enerji santrallerinden çıkan gazların asit yağmurları şeklinde doğaya ve insan sağlığına zarar vereceğini, rüzgarlarla tüm bölgeyi etkileyeceğini anlatırken;  “Çanakkale’de, kentin ihtiyacından 3 kat fazla enerji üretiliyor. Bölgenin yeni bir enerji santraline ihtiyaç yok. Türkiye’nin en büyük çimento fabrikası da burada zaten, bir kirli sanayi daha kurulacak olursa; ne kültür kenti olabilir burası, ne de turizm… Kumburun; bu bölgenin geçiş noktası gibi, santral kurmalarına ve buradan geçerek ilerlemelerine izin  vermeyin.” dedi.

10965428_10153067749746585_115822432_n

Çanakkale Çevre Platformu Dönem Sözcüsü Prof. Dr. Türker Savaş; doğalgaz kombine çevrim santralinin işleyişi ve faaliyete geçmesi durumunda bölgedeki zeytinciliğe, tarıma ve deniz ekosistemine vereceği zararları anlattı; köylülerin sorularını yanıtladı.

961432_10153067763471585_536269612_n

Köylüler yazın denize girdikleri, zeytin yetiştirdikleri, yaşadıkları bölgede enerji santraline karşı olduklarını ve gerektiği takdirde sonuna kadar birlikte karşı çıkacaklarını anlattı. İsmail Güler “Enerji üretmek istiyorlarsa rüzgardan faydalansınlar. Biz doğalgaz kombine çevrim santrali de termik santral de istemiyoruz. Eğer santral yapmak için ağaçlar kesilir ve ben buna engel olmak için bir şey yapmazsam, ömür boyu vicdan azabı çekerim; sonuna kadar direneceğiz.” dedi.

Hamza Özkan, “Termik santral için ağaçlarımızı kesmelerine, doğaya zarar vermelerine izin vermeyiz”. derken;
65 yaşındaki Mevlüt Güner; Çan’daki termik santral yüzünden Bayramiç’in elmaları yiyebiliyor muyuz? Üzerlerinde kara lekeler… Kestaneler kuruyor, seramik fabrikasından da ekinlere şakır şakır toz yağıyor. Biz köyümüzde santral istemiyoruz, diye tepki gösterdi.

10965634_10153067758211585_1359614747_n

Eğer Ezine Doğalgaz Kombine Çevrim Santral projesinin ÇED halkın katılımı toplantısı iptal olmasaydı; Kumburun köylüleri, komşu köylerin ve çevrecilerin de desteğiyle eylem yapacak, şirket yetkililerini kahvehaneye almayacaktı. Kumburun şimdilik rahat bir nefes aldı ancak her an beklemede ve doğa talanına yol açacak herhangi bir projeye karşı direnmeye hazırlıklı.

10965721_10153067753266585_933625143_n

Geçtiğimiz hafta davullu zurnalı eylemle 7’den 70’e kadın, erkek, yaşlı, genç, çocuk yüzlerce köylünün Dondurma’da buluşarak ÇED toplantısını yaptırmaması, köy meydanını önce direniş sonra şenlik alanına çevirdiği dayanışması herkese örnek oldu, umut verdi. Kazdağları’ndan Ağı Dağı’na, Karadağ’dan Bozcaada’ya doğa savunmasıyla ulaşan dayanışma rüzgarları dağları aştı; denize indi. Çanakkale dağlarıyla, kıyı şeritleriyle, köyleriyle doğa talanına karşı birleşti.

10959556_10153072927011585_4609707929628543759_n