Monthly Archives: Kasım 2014

Çanakkale’de Yırca Zeytin Bahçesi

Standard

Yırca’da bir sabah 6000 zeytin ağacı kesildi, ülkenin dört bir yanında yeni zeytin fidanları yeşerdi. Manisa’nın Soma İlçesi, Yırca Mahallesinde kömürlü termik santral kurmayı planlayan Kolin Aş’nin Danıştay kararını beklemeden kestiği 6000 zeytin ağacı, zeytin ağaçlarını korumak isteyen köylülerin şiddete maruz kalması, gözyaşları herkesi çok üzdü ve harekete geçirdi. Termik santrale karşı zafer kazanan Yırcalılar; hukuksuzca sökülen zeytin ağaçlarının yerine yenilerini yaşatmak için direnmeye devam ederken, Çanakkale’de de Yırca için zeytin fidanları dikildi.

d

28-29 ekim tarihlerinde Yırca’ya giderek zeytin nöbetine katılan, ağaçlar kesilmeden bir hafta önce köylülerle birlikte zeytinliğe girerek yılın ilk zeytin hasadını yapan Çanakkale Çevre Platformu ve Çanakkale Dayanışmasıyla Yırca arasında kurulan bağ; Yırca Zeytin Bahçesiyle biraz daha güçlendi.

zm

Zeytin direnişinin başından beri Yırca’yla dayanışma halinde olan Çanakkale’de; katledilen zeytin ağaçlarını, köylülere yaşatılanları unutturmamak ve yeni ağaçların katledilmesinin önünü açan zeytin yasa tasarısına dikkat çekmek için oluşturulan Yırca Zeytin Bahçesi’nin ilk fidanları; Yırca’daki fidanlarla eş zamanlı dikildi.

ddd

200 zeytin ağacının Yırcadakilerle birlikte büyüyeceği Yırca Zeytin Bahçesi’nin girişinde yer alan Homeros’un destanından;  “… ve şöyle fısıldadı zeytin ağacı: Herkese aitim ve hiç kimseye ait değilim. Sen gelmeden önce buradaydım ve sen gittikten sonra da burada olacağım.” cümleleri büyük ilgi çekti.

zz

Yırca’da termik santral kurmak için zeytin ağaçlarını kesen şirket, geçtiğimiz günlerde Çanakkale Kepez’deki Kolin Otel’in önünde protesto edilmiş, zeytin dalları ve baretlerle hem doğa katliamına hem de işçi ölümlerine dikkat çekilen eylem; basında büyük ses getirmişti. Çanakkale Belediyesi’nin Esenler Mahallesi’nde belirlediği araziye zeytin fidanlarını dikilirken de Yırca için dayanışma mesajları verildi.

zzbbb

Çanakkale Çevre Platformu eski dönem sözcüsü, İl Genel Meclisi üyesi Ziraat Yüksek Mühendisi Hicri Nalbant, zeytinin küresel ısınmayı önleyen, gıdadan kozmetiğe birçok alanda kullanılabilen ve çok zor yetişen değerli bir meyve olduğuna dikkat çekerek; “Zeytinin yetişebildiği dağlık, taşlık bölgelerde zeytini ikame edecek başka ürün yok. Hal böyleyken, biz zeytin katlimcıları ve onlara arka çıkarak cesaretlendirenlerle mücadele ediyoruz. 6000 zeytin ağacını kesenleri pişman edeceğiz, en az 60000 ağaç dikeceğiz. Zeytin katliamının yapıldığı günü her yıl ‘Zeytin Günü’ olarak hatırlayacağız.Zeytinin sahipsiz olmadığını herkese göstereceğiz.” dedi.zzbb

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; Yırca’da kesilen zeytin ağaçlarının yarattığı tepkinin mecliste bekleyen, 25 dönümden küçük zeytinliklerin imara açılmasını öngören zeytin yasa tasarısına engel olmasını beklediğini söyledi. Ülgür Gökhan sözlerine şöyle devam etti:

” Zeytin ağacı kutsaldır, Çanakkale için de çok önemlidir.  Yırca’da termik santral uğruna 6000 zeytin ağacını mahkeme kararını beklemeden hoyratça katlettiler. Zeytin katliamını unutturmamak, zeytinliklere yapılmak istenenlere engel olmak için oluşturacağımız Yırca Zeytin Bahçesine, bugün sembolik olarak ağaç dikeceğiz. Daha sonra bu alanı zeytin ağaçları ile uygun bir şekilde donatacağız. Küresel ısınma diyorlar ama doğayı madencilere ve termikçilere peşkeş çekiyorlar. Çanakkale termik santrale ve altın madencilerine karşı zeytinlikleri, kestaneleri, Kazdağları için büyük bir mücadele veriyor. Doğadan yana olanlar kazanacaktır.”

Yırcada yeniden dikilen zeytin fidanları, Çanakkale’deki Yırca Zeytin Bahçesindekilerle birlikte büyüyecek. Termik santrale karşı direnen Yırcalıların umudundan beslenecek, bir gün zeytin verecek.

zzzzzz

Reklamlar

HEM DENİZDE, HEM KARADA TERMİĞE DİRENİYOR KARABİGA

Standard

Karabiga’da termik santral kurmak isteyen, yargının yürütmeyi durdurma kararına ve halkın karşı çıkmasına rağmen
dörde böldüğü projeden, dört ayrı ÇED süreci yürüterek vazgeçmeyen Cenal Elektrik AŞ; bu kez Akdeniz foklarını
ve deniz kaplumbağalarını görmezden geldi. Hazırlanan son ÇED raporunda; ODTÜ’lü bilim insanlarının Karabiga
kıyılarında  yaşadığını ve ürediğini tespit ettiği, nesli tükenme tehlikesi altındaki Akdeniz fokları ve caretta carettalara
rağmen, “Proje sahası ve çevresinde Bern Sözleşmesi gereği koruma altına alınmış alan bulunmamaktadır.” denildi.

10731047_10203813107983208_8547946470663253718_n

Daha önce iki kez iptal edilen ÇED olumlu kararlarının ardından üçüncüsü hazırlanan ÇED raporunun İnceleme ve
Değerlendirme sürecinde; Orman ve Su İşleri Bakanlığına bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü; termik
santralin Akdeniz foklarının yaşam alanı olan deniz mağaralarına yakın olduğundan bahsedilmediği gerekçesiyle rapora
itiraz etti. Değerlendirmesini Çevre ve Şehircilik Bakanlığına da ileten kurum; termik santrali soğutmada kullanılacak ve
ısınmış halde geri bırakılacak suyun, deniz yaşamını ve akdeniz foklarını olumsuz etkileyeceğini ve bu durumun raporda
yer alması gerektiğini belirtti. Bu uyarıya rağmen yaşam alanı termik santral tehlikesine giren foklar için yeni bir düzenleme yapılmayan rapora, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED olumlu kararı verdi.

10749098_10152846817861585_462762784_n

Çanakkale Çevre Platformu; Cengiz Holding ve Alarko ortaklığındaki Cenal Elektrik AŞ’nin raporda gizlediği Akdeniz
fokları ve kaplumbağalar için Çanakkale’nin Biga ilçesindeki Karabiga kıyılarına gitti. İnceleme gezisine katılanlar fok
ve caretta caretta göremedi ancak yaşam alanları olan deniz mağaralarının hemen yanında, denizin doldurularak termik
santral inşaatının devam ettiğini ve bölgede planlanan çok sayıda yeni termik santrallerle de birlikte doğanın, insanların
ve deniz canlılarının nasıl bir tehdit altında olduğunu gözlemledi.

1511249_10152850499586585_6445380820165508831_n

Termik santral inşaatının yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen devam etmesinin hukuksuz olduğunu ifade eden
Platform üyeleri; yerleşim alanına çok yakın olan santralin bacasından havaya karışacak gazların insan sağlığına ve
ekosisteme vereceği zararlara dikkat çekti. Bölgede akdeniz foku ve deniz kaplumbağası yaşadığını belgeleyen ODTÜ’ye
teşekkür edilirken; Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, Karabiga’daki Akdeniz foku ve caretta caretta popülasyonunu tespit
etmek üzere göreve çağırıldı.

10300321_10204424249979781_7123431532250055204_n

Çanakkale Çevre Platformu, Çanakkale Dayanışması ve mahalle meclislerinden oluşan yaklaşık 60 kişilik grup; Lapseki –
Karabiga hattındaki mevcut ve planlanan termik santrallerin etki alanlarına yaptıkları inceleme gezisine, Lapseki’nin
Alpagutlu Köyü’nden başladı. Çanakkale Çevre Platformu Eski Dönem Sözcüsü Hicri Nalbant; burada yapılmak istenen
ancak yerel seçim arifesinde askıya alınan 1320 megawatt gücünde termik santral projesinin hayata geçmesi halinde
tarım arazilerinin büyük zarar göreceğini kaydetti.

10672355_10203813073142337_4959323417998866758_n

Çanakkale’nin en bakir koylarından Lapseki Kirazlıdere’de, Filiz Kirazlıdere Elektrik Üretim A.Ş. tarafından iki ünite
halinde  yapılması planlanan toplam 1200 megawatt gücündeki Kirazlıdere -1 ve Kirazlıdere – 2 termik santralleriyle
ilgili süreç  hakkında da bilgi veren Hicri Nalbant; açılan davalara yürütmeyi durdurma kararı verildiğini, iptal kararı
çıkana kadar mücadelenin devam edeceğini söyledi.

10645300_10152850498836585_2706664962412525811_n

Bölgedeki mevcut ve planlanan yeni termik santrallerin hayata geçmesi halinde kuş uçuşu 30 km mesafede 4 termik santralin yer alacağı Kirazlıdere, Bekirli, Kemer, Değirmencik, Aksaz köyleri ile Şahmelek koyu, Karabiga burnu kıyı hattı boyunca  ilerleyen grup; Akdeniz foklarının yaşam alanı olan deniz mağaralarını da karadan ve tekneyle denizden izledi.

10410417_10203813099983008_2287777097606980113_n

ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsünden bilim insanları; termik santralin ÇED raporunda yer verilmeyen Akdeniz foklarının
Karabiga’daki deniz mağaralarında yaşadığını; Nisan – Haziran ayları arasında yaptıkları araştırmalarda keşfetti.
Akdeniz foklarının Karabiga’da yaşadığına dair bulgulara, hakemli Zoology In The Middle East dergisinde de yer verildi.
Karabiga sularının Akdeniz foku için çok önemli bir yaşam alanı olduğuna dikkat çeken makalede; “Bölgede yapımı planlanan kömüre dayalı termik santral, fokların Marmara Denizindeki son sığınağını yok ederek türün yok olmasına yol açabilecek ciddi bir risk oluşturmaktadır.” denildi. Araştırmacıların yanı sıra balıkçılar ve dalgıçlar tarafından da görüntülenen 3 metre boyundaki  dişi fokla bir buçuk metre boyundaki yavru fok; türün erişkinliğe ulaşmadan doğduğu bölgeyi terk etmediği bilindiğinden,  Karabiga’da dünyaya gelmiş olabilecekleri ihtimalini de güçlendirdi.1533915_10203813101823054_189836186789706484_n

Çanakkale Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. İlhan Pirinçciler; “Kemerde Parion, Karabiga’da Priapos antik kentinin üzerinde termik santral kuranlara, Karabiga’da koyları doldurup dolgu alanlarıyla, limanlarla kıyıları talan edenlere, Yırca’da zeytin ağaçlarını kesenlere karşı yaşam savunucularıyız. Bugün fokları göremedik ama biliyoruz  foklar orada. ODTÜ’lü bilim insanlarına çok teşekkür ediyoruz. Fok ve caretta carettaları yavrularıyla birlikte gözlediler. Karabiga sularında yaşadıklarını, çoğaldıklarını, deniz mağaralarında büyüdüklerini, buranın yaşam alanları olduğunu belgelediler. Cenal Enerji; burada öyle bir yaşam alanı yoktur, dedi. Biz şimdi  ÇED raporuna yine itiraz ettiğimizde, ODTÜ’lü bilim  insanlarının tespitlerini de önlerine koyacağız. Cenal Elektrik burada rahat edemeyecek. Buralara meyve bahçeleri, hayvan çiftlikleri kurarak termik santrallerin zararsız olduğunu belgeleyemezler.  İnsanların yoksulluğu, işsizliği üzerinden Karabiga ve Çanakkale halkını böyle zararlı emisyonlara mahkum edemezler Çanakkale’deki bilim insanlarından da buradaki fok ve kaplumbağa popülasyonunu tespit etmelerini rica ediyoruz. Bu, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nin sorumluluğudur.” dedi.

1546270_10152850500571585_3432921054168740085_n

Çanakkale Çevre Platformu Eski Dönem Sözcüsü Hicri Nalbant; “Karabiga’nın merkezine Çanakkale’nin en büyük termik santrali kuruluyor. Karabiga’nın, böyle dünya harikası bir yerin içine ölüm saçan termik santralin kesinlikle kurulmaması lazım. Sadece Karabiga santrali de değil; buradan Lapseki’ye, Çanakkale’ye kadar kurulacak termik santral sayısı o kadar çok ki…Tüm  termik santraller için davalar açtık. Tümünde yürürlüğü durdurma, çoğunda iptal kararları aldık. Cenal Enerjiyle bu kaçıncı iptal kararımız, bilmiyorum. Bundan sonra da sonuna kadar direneceğiz. Bu santralleri buraya kurdurmayacağız. Karabiga halkına  ve Karabiga Temiz Doğa Derneğine mücadeleleri için teşekkür ediyoruz. Bir aradayız, bu mücadele sonuna dek sürecek” dedi.

10421282_10203813103583098_7330740557279884994_n

Hicri Nalbant; Karabiga Belediye Başkanının Karabiga’da termik santral kurulması için çaba gösterdiğini iddia ederek bir
an evvel halkın yanında yer almasını istediklerini belirtti;
“Karabiga halkı bu santralin buraya yapılmaması için direnirken santral buraya kurulsun diye çaba gösterenler de var.
Çaba gösterenlerden birisi de Karabiga Belediye Başkanı Muzaffer Karataş. Karabiga belediyesinin bir an evvel bu tavrından vazgeçmesini ve halkın yanında olmasını diliyorum. Santrallerin bacalarından çıkan zehirli gazlar havadaki su ve nemle birleşerek asit yağmurları olarak bu bölgenin üzerine yağıyor. Bunun kabul edilebilir hiçbir yanı yok. Ayrıca termik santral Priapos Antik Kentinin içine ve Akdeniz foklarının yaşam alanına kuruluyor. Sıkıntı büyük, herkesin aklını başına alması lazım.”
dedi.

10799729_10152846816951585_99950628_n

Cenal Elektrik AŞ’nin Karabiga’da kurmak istediği termik santral için ilk yürütmeyi durdurma kararı 2013’de verildi. Bunun üzerine şirket ÇED yönetmeliğinin; entegre projelerde tüm üniteleri kapsayan tek bir ÇED Raporu hazırlanması yükümlülüğünü içeren 25. maddesine aykırı olmasına rağmen projeye 4 ayrı ÇED raporu hazırladı. “Cenal Enerji Santrali ve Derin Deniz Deşarjı Projesi”, “Cenal Atık Depolama Sahası”, “Cenal Yeni Dolgu Alanı” ve “Cenal Enerji Santrali Deniz Yapıları” olarak hazırlanan ÇED raporları, her biri ayrı bir projeymiş gibi Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunuldu. Çanakkale İdare Mahkemesi, bakanlığın ÇED olumlu kararı verdiği iki proje için yürütmeyi durdurma kararı verdi, bir projenin de ÇED yönetmeliğine aykırı olduğunu bildirdi. Öte yandan verilen yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen çalışmalarına devam eden şirketin termik santral inşaatı, 27 Haziran’da mühürlenmişti. Cengiz İnşaat ve Alarko ortaklığındaki Cenal Elektrik AŞ’nin tüm bu gelişmelerin ardından hazırladığı “Cenal Enerji Santrali, İskelesi, Atık Depolama Sahası ve Derin Deniz Deşarjı Projesi” başlıklı son ÇED raporu için olumlu kararı verildi.

10384524_1536540326594326_8540367558125360589_n

Çanakkale’de Her Yer Festival, Her Yer Direniş

Standard

Emeğin filmleri perdesini bu kez Çanakkale’de açtı.           1014623_293777977495608_4081601703507061873_o
2-8 Kasım tarihleri arasında 50’ye yakın filmi kentle
buluşturacak Çanakkale İşçi Filmleri Festivali başladı.
Her yıl farklı bir temayla yola çıkan, bu yıl “Her yer festival, her yer direniş”
sloganıyla haziran direnişini selamlayan festivalin açılışı, maden işçilerine adandı.

1 Mayıs İşçi Bayramı’nda İstanbul, İzmir, Ankara ve Diyarbakır’da eş zamanlı olarak
başladıktan sonra şehir şehir dolaşan 9. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, Çanakkale’ye ilk kez uğradı. Festivalin kentte düzenlenmesini sağlayan komitede  DİSK Genel – İş, KESK, TMMOB, Halkevleri, Öğrenci Kolektifleri, Çanakkale Tabip Odası ve Pan Görsel Kültür Derneği yer aldı. İşçilerin yaşamlarını, sorunlarını, emek için verdikleri mücadeleyi anlatan filmlerin yanı sıra, panellere ve film yönetmenleriyle söyleşilere de sahne olacak festival; fotoğrafçı – akademisyen Aykan Özener’in
‘Balık Sırtında Yaşamlar – 2’ adlı fotoğraf sergisiyle başladı.

10405540_641547899298525_6409216546534496764_n

İşçi Filmleri Festivalinin açılışı için emekçi sınıfı temsil eden balıkçıların hikayesini özellikle seçtiklerini vurgulayan Aykan Özener; Çanakkale’nin Kepez kıyılarında Türkiye’de sık rastlanılmayan ‘manyat’ tarzıyla avlanan yerel balıkçıların günlük hayatlarını, denizle ilişkilerini ve hızlı kentleşmeye rağmen ata yadigarı mesleklerini sürdürme mücadelelerini belgelediği çalışmasından izlenimlerini paylaştı.

10387385_641547825965199_8338139873594542927_n

Aykan Özener; “Manyatla balık avlama, kökü milattan önceye dayanan bir balıkçılık tekniği. Çok yorucu bir teknik aynı zamanda; grubun başı, kendi yaptıkları kulelerin üzerinden balıkların geldiğini görüp balıkçılara haber veriyor. Ağları
atıp çekmek, balıkları kıyıya süpürür gibi getirmek müthiş bir güç istiyor. Balıkçıların çoğu yaşlı ve yorgun insanlar;
emekli olduktan sonra çocuklarını okutmak için ikinci meslek olarak yapıyorlar. Kent buraya, Kepez kıyılarına doğru büyüyor. Çanakkale büyüdükçe balıkçılık da, bu kıyıya has bir teknik olan manyat da ne yazık ki yok olup gidecek. Onun için bu serginin Kepez’de açılması önemli ve benim için çok özel…Özellikle Kepez’de yaşayanlar sergiye gelip bu hikayeyi izlemeli” dedi.
Balık Sırtında Yaşamlar – 2 fotoğraf sergisi, Kepez Belediyesi Nikah Salonu’nda bekliyor ziyaretçilerini.

375941_379946948730946_30651328_n

Sergi açılışının ardından, Uluslararası İşçi Filmleri Festivali geleneğindeki festival yürüyüşü gerçekleşti. Yürüyüş için İskele Meydanı’nda toplanan kalabalığa, sokağın ve direniş müziklerinin sevilen grubu Praksis, müziğiyle eşlik etti.

10421181_641547945965187_3551156119056557698_n
İskele Meydanı’ndan kordon boyunca Dr. Mümtaz Pirinçciler Meydanı’na, oradan Demircioğlu caddesine baretler ve meşalelerle yürüyen grup; “Soma, Ermenek yalnız değildir.” “Maden işçisi yalnız değildir.” “Her yer festival, her yer direniş.” sloganları attı. Çanakkale İşçi Filmleri Festivali Komitesi, festivali Karaman’ın Ermenek ilçesindeki maden faciasında sular altında kalan 18 madenciye, Soma’da hayatını kaybedenlere ve tüm maden işçilerine adadıklarını açıkladı. Alkışlarla, sloganlarla ve Praksis’in yol boyu çaldığı marşlarla yürüyerek kentte İşçi Filmleri Festivalinin başladığını duyuran kortej, çevreden de büyük ilgi topladı.

10419037_641548115965170_7341469769839999738_n

Festival yürüyüşü Morabbin Parkı’nda sonlandı. Çanakkale’ye ikinci kez gelen Praksis müzik grubu; çevre mücadelesi, emek ve maden işçileri için uyarladığı şarkılarını söylediği konserle festivale güç kattı.

kkkkkkkkk3121192560476769325_n

İşçi Filmleri Festivali kapsamında bir hafta boyunca Çanakkale ile buluşacak filmlerin gösterimleri; Erkan Yavuz Deneysel Sanat Atölyesi, Türkan Saylan Sosyal Tesisleri, Kepez Belediyesi Nikah Salonu, Yalı Hanı ve Pan Görsel Kültür Derneği’nde yapılacak; ücretsiz olacak. Kot taşlama işçilerini ve Tuzla Tersanesini  anlatan ‘Slikozis’ ve ‘4857’ adlı filmlerin yönetmenleri Petra Holzer ve Ethem Özgüven; 4 Kasım Salı günü Pan Görsel Kültür Derneğindeki gösterimlerin ardından izleyicilerle filmlerini konuşacak. Aynı gün Türkan Saylan Kültür Merkezinde “Soma” paneli de yapılacak.

1658679_294061124133960_6912970581706166729_o

İşçilerin emek mücadelesini, iş cinayetlerini, kentsel dönüşümü, göçü, dünyanın dört bir yanından direniş deneyimlerini, Gezi’yi anlatan filmlerin yanı sıra, Çanakkale Kent Hakkı Atölyesi’nin Fotoğraf ve Video biriminin Eski Tekel Şarap ve Kanyak Fabrikası alanında parkur sporu yapan gençlerle çektiği “Parkur” adlı kısa film de festival kapsamında perdeye yansıyacak. Çanakkale İşçi Filmleri Festivali 8 Kasım Cumartesi günü Gezi Direnişi Paneli ile sona erecek. Panele katılanlar kendi gezi hikayelerini anlatacak, Çanakkale’de Haziran direnişi konuşulacak.

10557043_293778010828938_3103160292257549588_o

“Bu festivallerin tekrarı yok.”

Çanakkale İşçi filmleri festivali, bu yıl birincisi düzenlenen Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’nin hemen ardından başladı. Emeğin öyküsü beyazperdeye yansırken, 7-8-9 Kasım tarihlerinde Sürdürülebilir Yaşam Filmleri Festivali de Pan Görsel Kültür Derneği’nin katkılarıyla 11 ille eş zamanlı olarak  ilk kez Çanakkale’de olacak. 10 günde 100’den fazla filmin Çanakkale ile buluşmasının kent için bir ilk olduğuna dikkat çeken Pan Görsel Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Aykan Özener; “Festival komitelerinde yer alan arkadaşlarımızla birlikte bu filmlerin Çanakkale’ye gelmesi için çok emek verdik. Önümüzdeki günlerde inanılmaz güzel filmler izleyeceğiz.  Ne kadar film gösterimine katılırsanız o kadar kardır, çünkü bu filmleri bir daha hiçbir yerde izleyemeyeceğiz. Festivallerin tekrarı yok” dedi.

Çanakkale’de şimdi, film festivali zamanı… Kentin deyim yerindeyse filmle yatıp filmle kalkacağı, farklı fikirlerin paylaşım ortamı bulacağı; emeğin, üretimin, işçinin, ötekileştirilenin, ekolojinin, çevre mücadelesinin, sürdürülebilir yaşamın, sokağın, Gezi Direnişinin konuşulacağı festivallerin programlarına, kent merkezine asılan afişlerden, Pan Görsel Kültür Derneği’nin ve festivallerin sosyal medya sayfalarından ulaşılabilir.

http://www.iff.org.tr/     http://www.surdurulebiliryasam.org/     https://www.facebook.com/pangorselkulturdernegi?fref=ts

Haber: Güneş Dermenci
Fotoğraflar: Aykan Özener