Monthly Archives: Mart 2016

Kadınlar sokakta, kadınlar isyanda

Standard

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Çanakkale‘nin sokakları mora, pembeye, sarıya, maviye boyandı. İsyan seslerine kadın kahkahaları karıştı.

kadınn018776278482065836_o

Çanakkale Kadın Platformu‘nun çağrısını yaptığı yürüyüş için yüzlerce kadın ve LGBTİ bireyler pankartları, düdükleri, cadı şapkaları ve gökkuşağı bayraklarıyla Dr. Mümtaz Pirinçciler Meydanı’nda toplandı.

kadınnn5824872082038970534_o

Meydanda kadın cinayetlerine, şiddete, ataerkil zihniyete, ayrımcılığa, baskıya, homofobiye karşı pankartlar dikkat çekerken, “Kadın, yaşam, özgürlük.”, “Jin, Jiyan, Azadi”“Kadınlar artık susmayacaklar.”, “Öz savunma haktır”, “Kadınlar barış istiyor.”, “Geceleri de sokakları da meydanları da terk etmiyoruz.”” Erkek adalet değil, gerçek adalet istiyoruz.” sloganları atıldı.

kadın730879975190583644_n

Basın açıklamasında artarak devam eden kadın cinayetlerine, adalet sistemine, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine,  kadınların yaşam haklarına ve tercihlerine müdahale eden söylemlere, bunlara karşı büyüyen kadın mücadelesine, hak taleplerine ve dayanışmaya dikkat çekildi.

kadın34551502974_n

Çanakkale Kadın Platformu’ndan Güleda Erensoy’un okuduğu açıklamada şu başlıklar öne çıktı:

Eşitlik ve özgürlük talebimiz, adalet talebinin kendisidir. Kadınlar erkeklerle eşit ve özgür olmadıkça adalet eksiktir, adalet fikri yaralıdır.”

2015’te 303, 2016’nın ocak ayında 36  kadın kardeşimiz öldürüldü. Birçoğunun katili her şeye rağmen tahrik, sevgi, iyi hal indirimleriyle adeta ödüllendirildi. Mahkemelerde “seviyordum”, “kıskandım” diyen, kravatını takan katillerin iyi halleri görüldü. 10 yılda %1400 artan kadın cinayetleri, bu ceza indirimlerinin ve bir türlü çıkmayan yasal düzenlemelerin sonucudur.”

“Biz kadınlar her türlü savaş ve şiddet ortamının birincil etkilenenleri olarak, savaşın ve şiddetin seçenek olarak hayatlarımıza ve çocuklarımıza dayatılmasına karşıyız.”

kadınn553_3355933562451423931_o

Basın açıklamasının ardından yürüyüş başladı. “Kadınlar yaşam, barış, özgürlük için yürüyor.”yazılı büyük pankartın arkasında, şarkılarla, alkışlarla, sloganlarla yürüyen kalabalık, Çanakkale Kordon’da renkli görüntüler oluşturdu.

kaıdn85_1109907282606941087_n

bendir

Yürüyüş  Truva Atının önünde son bulurken, burada kurulan sahnede yerini alan Dina Etnik Ensemble müzik grubu, kadınları,  8 Mart için besteledikleri “Çık Sokaklara” adlı şarkıyla karşıladı.

dina meydan

İlk kez geçen yıl 8 Mart’ta sokakta şarkı söyleyen ve bir yıldan bu yana müziğiyle kadın mücadelesine ve dayanışmasına omuz veren Dina Etnik Ensemble, konsere gelen kadın erkek yüzlerce kişiyi, kendisine şiddet uygulayan, fuhuşa zorlayan kocasını öldürdükten sonra “Hep mi kadınlar ölecek?” diye soran Çilem Doğan‘ın, kadınlara 8 Mart için yazdığı mektupla selamladı.

dina745_o

Türkçe, Zazaca, Gürcüce, Azerice şarkılar söyleyen Dina Etnik Ensemble’ın kadın müzisyenlerine  dans ederek, şarkı aralarında slogan atarak eşlik eden kadınların halayıyla konser sona erdi.  Çanakkale’deki 8 Mart yürüyüşü, erkek şiddetine karşı kadın dayanışmasının ve birlikte ses yükselterek mücadele etmenin önemini bir kez daha hissettirerek güç verdi.

Bu haber Yeşil Gazete’de yayınlanmıştır.

Kadınlar sokakta, Kadınlar isyanda

Reklamlar

Dina’dan kadınlara şarkılı çağrı: ” Çık sokaklara”

Standard

Kadın cinayetlerine, kadına şiddete, ataerkil zihniyetin biçtiği, kadını görmezden gelen rollere, ayrımcılığa, baskıya, tacize,  tüm bunların artarak devam etmesine karşı derdini müzikle anlatan, müziğin birleştirici ve iyileştirici gücünü kadın dayanışmasına katmak için Çanakkale’de bir araya gelen kadın müzisyenlerden oluşan Dina Etnik Ensemble, kadınlara 8 Mart hediyesi hazırladı.

İlk kez geçen yıl 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü‘nde enstrümanlarıyla sokağa çıkan ve bir yıldan bu yana seslerini çeşitli dayanışma ve direniş konserlerinde, kadınlarla buluştukları alanlarda yaptıkları müzikle çoğaltan Dina, tüm kadınları sokağa çağıran bir şarkı yaptı.

dina kadınları

Dina Etnik Ensemble, soldan sağa Çiğdem Ergun Güvenç, Nazlı Ezgi Canbay, Dilan Özgün, Feryal Günal, Tuğçe Temir, Aslıgül Şahiner ve Bircan Katırcı

Çık Sokaklara

8 Martta kadınlarla meydanlara, sokaklara çıktıktan sonra Çanakkale‘de verecekleri konserin provalarını yine sokakta alan grup, “Çık Sokaklara” adlı bestelerini sosyal medya hesapları üzerinden paylaştı. “Ne çiçeğim ne de ‘bağyan’, kadınım ben ayan beyan” sözleriyle başlayan şarkı, ataerkil sisteme kafa tutuyor. Kadınlara  “Al sazı eline, bağıra çağıra çık sokaklara” dedikten sonra,  “Eksik etek demişler bana, akşamın körü ne işim varmış oralarda, kız kısmı içinden gülermiş, bacaklarını örtermiş” sözleriyle başlayan uzun havada Dina’nın kadınları bolca kahkaha atıyor ve toplumsal cinsiyetçi kalıplaşmış cümlelerle dalga geçiyor. 

 “Taciz tecavüz hakmış bana aman, sebebi de tutkulu aşkmış hey hey” sözleriyle devam eden şarkı, kadınları öldüren, şiddet uygulayan erkeklerin ve sistemin “hafifletici nedenlerini” tanımadıklarını ve susmadıklarını haykırırken, kadına karışan, hoyratça dokunabileceğini sanan bütün ellere çekil diyor.

dina sokak

Çok sesli, farklı dilli, benzer hisli…

Farklı kültürleri müzikle yorumlamak, dil, din, ırk, cinsiyet farkı üzerinden ayrıştırılan ve öteki olarak adlandırılanlar arasındaki sınırları müzikle kaldırmak, kadına şiddete, kadın cinayetlerine karşı “Kadın’la Barış” mesajıyla çok sesli, çok renkli, farklı dillerden şarkılar söyleyen Dina Etnik Ensemble, adını mitolojide yetmiş dilde konuşmayı öğreten melek olarak geçen Dina‘dan alıyor. Konserlerinde Türkçe, Rumca, Zazaca, Gürcüce, Ladino dilinde şarkılar söyleyen, Kazım Koyuncu’ya selam göndermeden geçmeyen, bazen davulu alıp halay çektiren Dina Etnik Ensemble, dünyanın farklı yerlerinde farklı zamanlarda benzer hikayeleri, özlemleri, acıları, aşkları, sevinci, kederi, şiddeti, ayrımcılığı yaşayan kadınların sesini kulaktan kulağa taşıyor. Feministlerin “Kadın kadındır, çiçek babandır” sloganı da her konsere coşku katıyor.

Dina Almanya yolunda

Dina Etnik Ensemble’ın müziği bir yılda Çanakkale sokaklarından Kaz Dağları’na, Bozcaada’dan Bursa’ya, İstanbul’a ulaşarak Almanya’ya kadar vardı. Grup, Göçmen Kadınlar Birliği‘nin davetlisi olarak 6 Mart Pazar günü Almanya‘da sahneye çıkacak. “Erkekler kadınları öldürmese, taciz, tecavüz etmese, sokakta evde, gece gündüz özgür olsak, erkek kafalarınızı da ellerinizi de hayatımızdan çekseniz, “kadınlar” dünyayı çiçek bahçesine çevirir, işte o zaman hayat güzel olur!” diyen Dina,  8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde yine doğduğu sokaklarda, enstrümanlarıyla, kadınlarla omuz omuza,  “bağıra çağıra” müzik yapacak, hayatın güzel olması umuduyla…

ÇIK SOKAKLARA
Ne çiçeğim ne de ‘bağyan’
Kadınım ben ayan beyan
Tutkun aşkın sende kalsın
Çek elini hayatımdan

Ne giymişim ne sürmüşüm
Nasıl gülmüşüm karışma sana ne
Gece de benim sokak da benim
Oturmayacağım evde işte

Var mı laf eden bütün bunlara
Bedenim bana namusum bana
Takma kafanı bulaşıklara
Al sazı eline çık sokaklara
Çık sokaklara bağıra çağıra
Bağıra çağıra

Eksik etek demişler bana
Akşamın körü ne işim varmış oralarda
Kız kısmı içinden gülermiş, bacaklarını örtermiş aman,
taciz tecavüz hakmış bana aman
sebebi de tutkulu aşkmış hey hey
al aşkını çal başına
böreğini de pişir erkek başına

Dina Etnik Ensemble

 

 

 

Kaz Dağları’ndan Cerattepe’ye zeybek ve horonla selam

Standard

Artvin Cerattepe’de bakır madeni çıkarmak isteyen Cengiz Holding’e karşı günlerdir direnen Artvin halkına, Kaz Dağları direnişçileri horonlu zeybekli selam gönderdi. Çanakkale Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan yaklaşık 200 kişi, tulum ve kemençeyle horon, klarnet ve davulla zeybek oynayarak, ‘Cengiz’e Dur’ dedi.

artvin horon

İda Dayanışma Derneği’nin öncülüğünde bir araya gelerek Cerattepe direnişine destek vermek için geçtiğimiz günlerde Artvin’e giden Bozcaada Forum, Etili Çan Dayanışması, mahalle meclisleri, çeşitli meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan 27 kişilik grup, oradaki deneyim ve izlenimlerini Çanakkale halkı ile paylaşmak için “Zeybek – Horon Kardeşliği” etkinliği düzenledi.

cer

Çanakkale Karabiga’da termik santral, Artvin Cerattepe’de maden ile doğayı ve yaşam alanlarını tehdit eden Cengiz Holding’e karşı direnen iki bölge arasında kurulan dayanışmayı büyütürken, Cerattepe’nin mücadele ruhu Çanakkale’ye, Kaz Dağları’na ulaşıp moral verdi.  Üzerinde “Diren Cerattepe, Kaz Dağı seninle”, Diren Artvin, Çanakkale Seninle” yazılı pankartlarla dayanışmanın süreceği mesajı verildi.

artvin

Meydanda tulum ve klarnet art arda çaldı, önce horon ardından zeybek oynandı. Artvin direnişinde ortaya çıkan
“Cerattepe düşerse Kazdağı düşer” , “Cengiz’e dur de” sloganları bir kez  daha atıldı.

cerrr

Zeybek Horon Kardeşliği etkinliğinde Artvin’e telefon bağlantısı da yapıldı. Cerattepe direnişinin simge isimlerinden Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, Çanakkale’nin horonlu zeybekli selamına, “Artvin’deki bütün canlılar adına destekleriniz için teşekkür ediyoruz. Yüreğimiz bir, mücadelemiz bir. Hep birlikte mücadele edersek kazanmama şansımız yok.” sözleriyle karşılık verdi. Nur Neşe Karahan, “20 seneden fazladır Artvin’de bütün canlılar adına yaşamı savunuyoruz. Cerattepe bölgesi bir dünya mirası, gelecek kuşaklara bırakılması gereken olağanüstü bir doğa. Bu maden sadece Artvin’in değil, hepimizin sorunu. Sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz ve inanıyorum ki kazanacağız. Başka Artvin yok, başka Kaz Dağları yok.” dedi.

neşe karahan

Telefonla Çanakkale halkına sesini duyuran bir başka Cerattepe direnişçisi Güllü Tekin’in, “Artvin bizimdir, bizim kalacak. Davamızda haklıyız. Mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz.” sözleri büyük alkış aldı.

artvin il

İda Dayanışma Derneği Başkanı İlhan Pirinçciler, “Artvin’in kadın, erkek, siyasi parti, yaş, meslek ayrımı gözetmeyen birleşik mücadelesini, samimiyetini, zerafetini ve direniş ruhunu Çanakkale’ye taşımak istedik. Cengiz Holding sadece Artvin’de değil, Karabiga’da da doğa talanı yapıyor. Karabiga’nın doğa harikası kıyılarında, halkın direnişine rağmen yasadışı termik santral inşa ediyor. Artvinliler  Cerattepe’de Cengiz Holding’e nasıl dur diyorsa, biz de Karabiga’da, Ağı Dağı’nda, Kaz Dağları’ndan dur diyoruz Cengiz ve Cengiz gibi şirketlere.” dedi. Yaklaşık iki saat süren etkinlik, tulumun ses verdiği horonla sona erdi.