HOŞGELDİM :)

Standard

Hatırlar mısınız çocukluk hayallerinizi? Hani çocuk aklınızın sesi olduğunu düşünen hayal kurmayı çoktan bırakmış “büyüklerin” anlayışlı gülümseyişleri karşısında cesurca dillendirdiklerinizi… Astronot olmayı düşlermiydiniz, uzaya gitmeyi? Korsanlarla savaştınız mı cesur olup, denizci ya da, açıldınız mı hayalinizde uzaklara? Gezgin mi, kaşif mi, bilgin mi,öğretmen mi, bitmeyen bir eğlenceli oyunun daimi oyuncusu muydunuz ya da? Neydi sizinki? Gülümsetti mi şimdi? Çok mu uzaktasınız ona, ortasında, peşi sıra gitmeyi çoktan bıraktınız mı yoksa? Hatırlayabildiniz mi? Haberci olmaktı benimki… En sevdiğim oyun, karşıma dizdiğim bebeklerime okumaktı gazeteyi, soru sormak sunucu olup, sonra konuk yerine geçip cevap vermekti… Teypler vardı o zaman, kırmızı tuşu bir de… Ona ve Play e basıp kayda alırdım sesimi, şarkı seçerdim sevgili dinleyicilerime… Büyürken susturmadım hayalimin sesini ve düştüm peşine… Tuttum bir ucundan İzmir’de… Radyoda şarkı seçtim gerçek dinleyicilerime ve haberler yaptım, röportajlar… Girdim hayalimdeki sihirli kutunun içine… Oyuna da devam ettim, bu kez ayna karşısında stüdyoya bağlandım ve bitirirken “Birand” dedim… Onun muhabiri olmaktı yeni heyecanım, hedefim… Sonra… Sahi ne oldu sonra? Ne oldu da vazgeçtim hayalimden, cesur olup peşinden gitmeyi, göze almayı, denemeyi değil, rota değiştirip güvenli sulara demirlemeyi seçtim sanırım… Siz, takım elbiseleriyle masa başında oturanlar, bir günü diğerleriyle aynı olanlar, hayalini cesurca dillendirene, çoktan vazgeçmişliğin anlamayan bakışlarıyla bakanların safına geçmeye başlayanlar anladınız değil mi beni?  Eğer hala kulak verenlerdenseniz içindeki sese, ne mutlu size:) Ben o sese çoktan arkamı döndüğümü, her akşam evimize saat tam 19.00 da giren ses bir anda sonsuzluğa gittiğinde farkettim… Deneyebilirdim, onunla çalışabilirdim belki, öğrenebilirdim… Evet gidebilirdim, kim bilir belki olmazdı bunların hiçbiri, nereden bilebilirim ki? Denemedim. Dahası o an, uzun zamandır birşey hayal etmediğimi de farkettim. Aklıma Birand’ın muhabiri olma hayalimi resmeden doğum günü hediyem geldi sonra…

DSC00758

Mail atmışım ona da çekip fotoğrafını, nasıl da yazmışım çocukça heyecanla…Önemli değil cevap gelip gelmediği, ben heves etmişim ya… O fotoğrafı görünceyıllar sonra, sakin suya attığım demiri kaldırıp rüzgarla doldurmak istedim yenidenyelkenlerimi, masamdar geldi, sanki onunla beraber bütün o hayallerim de sonsuzluğa gitti … Onunla çalışanlar, öğrencileri anlatıyor günlerdir, onun verdiği cesareti, çalışma ve yaşama azmini, güzelim çocuk kalbini ve ardına bakmadan hep ilerlemeyi öğütlediğini… Ben değil miydim can kulağıyla dinlediğim Mehmet Ali Birand bültenlerinde anonslara, haber yazımlarına dikkat eden, fikir edinen, anonslarını onun gibi heyecanlı mimiklerle çeken? Yine birşey öğrendim ondan, bu kez ne yazık ki o giderken… Hayallerin zamanla şekil değiştirebileceğini farkettim, heyecanın yitmeyeceğini, ruhunu mutlu eden sesi her daim bulmanın ve ona kulak vermenin ayrıcaklı keyfini yeniden keşfettim…

   Evet bitmedi benimkiler de, yenilendi, ve bilseniz nasıl renklendi… Yeni hayalim, Güneş Enerjisi! Ben yazsam ya diye başladı, enerjimi paylaşsam ya ile, sonra caanım evren de duydu beni ,yaptı sürprizlerini yine vee HOŞBULDUM müsadenizle:) Eğer karşılaşmışsak ve bir cümle bulabilip kendinizden gülümsemişseniz, siz de hoşgeldiniz! Ne iyi ettiniz… Dilerim tutsun ve hep yüksek olsun enerjimiz 🙂 …

Reklamlar

6 responses »

  1. ve artık takipteyiz 🙂 ilk yazını ben okudum ben okudum! umarım uğurlu gelirim de kalemin hiç susmaz:p

  2. Birand ile ilgili bir şey okuyarak başladım güne. evet yeni uyandım. Onun için günlerdir üzülüyorum. Nasıl gitti ya diyorum. Hele senin fotoğrafını gördüm içim bir tuhaf oldu. Demek senin böyle bir hayalin vardı. Hoş herkesin bir hayali vardır. Sahi benim ne? Öyle düşünmekle olmaz. Pat diye söyleyeceksin. Pat diye gelmedi ama birazdan gelir aklıma. Hayallerim mi? Hayır. Hedeflerim. Hayal dediğin biraz pastel tonlarda, biraz uçuk, biraz kaçık, biraz samimi olmalı. Öyle kocaman evim olsun dersen o hayal olmaz. Uçan evim olsun dersen, hah oldu işte. Neyse Güneş’im hoşgeldin tabii ki de:)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s